17 Aralık 2015 Perşembe

Karpuzumuz Kelek Çıktı

“Gel abla gel seçmece bunlar...”der satıcı abimiz seçer en güzelini eve getiririz. E başlıktan malumunuz karpuzumuz kelek çıktı. Karpuz bu balda çıkar kelekte. Hadi karpuzu seçtik ona rağmen kelek çıktı. Ya seçemediklerimiz. 

Hayata dair kısa devrelerden biride işte bu seçemediklerimiz. Maalesef ki hayatta karşımıza çıkan her şeyi seçemiyoruz. Ve ne yazık ki çoğu zaman sonuç kelek karpuzdan vahim oluyor. Bu sebepten ötürü “karşımızdakini seçemeyiz” yazı dizimizle karşınızdayız. Umarım severek okursunuz.

karşımızdakini seçemeyiz

Bu yazı dizisinin ilk konusu oldukça tanıdık. Bir çoğumuzun bizzat başından geçmiş yahut bir yakınınızın başına gelmiş olabilir. Ortalama her gün akşam haberlerinde de
izliyor olabiliriz. 

Toplum olarak malum egomuz yüksek. Ve en çok övündüğümüz konulardan birisi de araba kullanmaktaki ustalığımız. 2014 verilerine göre ülkemizde 25 milyon 972 bin 519 kişi ehliyet sahibi. 2016 ya girmemize sayılı günler kala bu rakamların epey arttığını da biliyoruz. Sayıyı yuvarlayıp 26 milyon dersek bu 26 milyonum bir kısmı ehliyeti olmasına rağmen çeşitli sebeplerle araç kullanmayanlar ki bunlar tamamen konu dışı. Bu sebeple bol kırıp 24 milyona geri çekiyorum rakamı. Küçük matematiksel işlemden sonra konumuza gelelim.

Şimdi sizde benim gibi çok iyi araba kullanıyor olabilirsiniz. Hatta abartıyorum dünyada en iyi araba kullanan kişi siz olabilirsiniz. Arabanıza bindiniz yola koyuldunuz. (Yol durumunu ve hızınızı yaşadığınız şehre göre hayal gücünüze bırakıyorum.) Kendimize güvenip biraz da hız mı yaptık ne. Her neyse biz yolumuzda güzelce giderken karşımıza bu 24 milyon sürücü içinden aniden kim çıksa beğenirsiniz. 

a) Kurallara uyan en az bizim kadar iyi araba kullanan deneyimli sürücü
b) Ehliyetini yeni almış panik ötesi arkadaş
c) Kafası bir milyon olmuş güzel abim
d) Kendini THY pilotu sanan genç kardeş
e) Yaş barajına takılmış ehliyetsiz ergen tayfamız.

Şıklar sadece altında dört tekerli araç olanlar. Bir de bunun iki tekerleklisi ile yayan olanları da var. Anlayacağınız şıklar uzar gider. Eğitim sistemimizde en fazla beş şık var malum. 

Şimdi siz olsanız yolda giderken karşınızdan gelen ya da bir şekilde yolunuzun kesiştiği sürücü hangisi olsun isterdiniz. Bir çoğumuz (a) dedik bile. Dedik ama işte tamda bunu diyoruz. Karşımıza çıkanı seçemiyoruz. Gönül isterdi ki böyle şıklar sunulsun bizde seçelim yolumuza bakalım. Ama maalesef siz istediğiniz kadar iyi sürücü olun karşınızdaki sürücü iyi değilse sizin için durumlar acı olabilir. 

Şimdi içinden benim suçum yoksa ne yapabilirim ki diyenler olabilir. Seçemediklerimizin hasarını seçebildiklerimizle en aza indirebiliriz. Nasıl mı? Egolarımızı bir kenara bırakarak. Her ne kadar iyi birer sürücü olsakta dış etmelerin varlığını inkar edemeyiz. Hız sınırlarından, güvenli takip mesafesinden, emniyet kemerinden ve bizim için hayatî değere sahip bir takım trafik kurallarından 
bahsetmeyeceğim. Ehliyet sahibi olduğunuz için bunları bildiğinizi varsayıyorum. Kontrollü ve dikkatli olmak bizi en az zararla kurtarır. 

Hızımız, takip mesafemiz, yoldaki gidişatımız bizim tercihimiz. Unutmayın seçtiğimiz karpuzun bile kelek çıktığı şu dünyada yaptığımız bu ufak seçimler bir kurtuluş olabilir.  Mesaj alındı sanırım. 

Yazımı anlamlı bir video ile sonlandırıyorum.....