İlk söyleyeceğim şey eğer hala bu filmi izlememiş olan varsa mutlaka izlesin.. Şiddetle tavsiye ediyorum zira gülmekten karnıma ağrılar girdi. Filmi izlediğimde üzerimdeki etkiyi neyle kıyaslarım dersem 3 İdiots ile aynı oranı verebilirim. ( O filmi 5 kez izledim gerisini siz düşünün). Hitlerim arasına adını altın harflerle yazdırdı doğrusu. Filmi izledikten sonra oturdum bir güzel kızdım kendime bu filmi bu güne kadar neden izlemedim diye. İzlediğinizde bana hak vereceksiniz eminim.
7 Şubat 2016 Pazar
6 Şubat 2016 Cumartesi
For One Fine Day (3) Bölüm
"Böyle giyinince çift gibi olmamışmıyız sence de :)"
Esin Yong'un söylediklerine hak verdi ve Yong'a beklemesini söyleyerek Odasına girdi. Aceleyle beyaz tşörtünü giyip çıktı ve yola koyuldular. Yong yol boyunca İstanbul'u seyretti. Esin'in beklediği yoğun trafik olmayınca istenilen saatten erken gelmişlerdi. Bu yüzden Esin vakit geçirmek için Yong'a bir kaç yer gezdirdi. İstanbul'a ilk kez gelen Yong sürekli grup arkadaşlarına göstermek için resim çekiyordu. Bir resmide instagramda paylaşacaktı ki Esin engel oldu.
"Ne yapıyorsun sen. Bütün hayranlarını buraya toplayacaksın şimdi. Gizli geldiğini unuttun galiba. Bu açığa çıkarsa sorumlusu ben olurum."
5 Şubat 2016 Cuma
Merry Him If You Dare
Bu aralar oturup dizi izleyecek bir vaktim olmamasına rağmen oturdum bu diziyi bitirdim. Peki pişman mıyım asla.
Açıkçası sadece bir karesini yakalamak için izlemeye başladım bu diziyi. İstediğim kareye ulaşmam için 3. bölüme kadar izlemem gerekti. Sonra ne mi oldu. Allahım yok böyle bir merak dürtüsü. Ama senaryo öyle bir kurgulanmış ki izledikçe merak içimi kemirdi resmen. Bana aşıladığı merak olmasa belki bu dar zamanımda bitirmek için can atmazdım. Tabiki Jung Yong Hwa'nın dizide oynuyor olması hiç ama hiç beni etkilemedi [ Külliyen yalan]. Belki en başından söylemem garip olacak ama en beğendiğim sonlardan biri oldu. Birde diziyle ilgili yorumlara göz attım da pek iç açıcı değillerdi. Bence o kadar eleştiriyi haketmiyor, Yong Hwa'nın sempatik halleri için bile izlemeye değer :)
4 Şubat 2016 Perşembe
For One Fine Day (2) Bölüm
Telefonun sesiyle uyanan Esin zor bela açabildiği gözünü telefona çevirdi. Arayan Yong'tu. Yong'un başına birşey gelmiş olabileceğini düşününce telefona bile cevap vermeden yataktan fırlayıp Yong'un odasına koştu. Yong Esin'i kapıda görünce sanki aradığı o değilmişcesine şaşırdı. Hala uykusundan ayılamamış Esin bir cevap aracasına baktı Yong'a. Yong'un sadece acıktığı için kendisini aradığını öğrenince sinirlenecek gibi oldu ama telefona cevap vermiş olsaydı bu kadar endişelenmesine gerek kalmayacaktı. Kendi hatası olduğu için sessizce komidinin üzerindeki telefonu aldı ve resepsiyonu arayarak sipariş verdi.
Etiketler:
boice hikayeleri,
CNBLUE,
hikayecik,
Jung yong hwa,
kumbara
3 Şubat 2016 Çarşamba
For One Fine Day (1) Bölüm
Oldukça kapsamlı rüyalar görürüm. (Ki bir çoğunuz bende uzun rüyalar görüyorum ne olmuş diyebilir içinden.) Bazıları beni oldukça etkilediği için anlatma ihtiyacı duyarım. Üniversite yıllarımda sevgili arkadaşım kulakları çınlasın, bahtsız bedevim oturur dinlerdi uzun uzadıya anlattığım rüyalarımı. ( Sizi dinleyebilen birilerinin olması paha biçilemez.) Her defasında bu anlatılar "kızım ne rüya görmüşsün be yazsan roman olur..." cümlesiyle son bulunca kafamda yer etmiş anlaşılan.
Şöyleki bir roman olmasada en azından bir hikaye yazma konusu dönüp duruyordu kafamda. Uygun zaman bahanesi ve olağan sınav temposu neticesiyle sürekli ötelediğim bu arzumu ufakta olsa bir denemek istedim. Açıkçası bana kalsa hala ötelemeye devam ederdim ama sevgili kuzenlerimin teşviği ile kısıtlı zamanıma bu denemeyi de sıkıştırmaya karar verdim.
Kurgusunu üzerinde epey çalıştım büyük zevk alarak ama yazıya dökmesi düşündüğümden daha zor oluyor. Misal bir çok bölümü yazmama rağmen içime sinmediği için ilk bölümden itibaren yeniden ele aldım. Uygun cümle bulmak bazen zor olabiliyor. Netice itibariyle bu benim ilk denemem. Eksikliklerim için okuyacak arkadaşların affına sığınıyorum. Eleştirilere açığım. Büyük bir merakla yorumlarınızı da bekliyorum. :)
Son bir not hikayeyi eş zamanlı olarak wattpad'e yükleyeceğim. Orada önceden tanıtım amaçlı kısa bir bölümde yayınlamıştım. Merak edenler için.... TIKTIK...
15 Ocak 2016 Cuma
Oh My Venüs
Uzun süredir izlediğim dizilerin en bombası. (Sıkıcı diyenler ne izledi acaba ) Soluksuz izledim diyebilirim. İki günde bitirdim dizinin tüm bölümlerini ama kişisel işlerim olmasa eminim bir günde de izleyebilirdim. Çok ama çok keyif aldım. Zaten işin içinde So Ji Sub olurda o keyifle izlenmez mi :) Dizi izlemek isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Konusu She Was Pretty'e benziyor diye düşünebilirsiniz ama bence alakası yok. Tamam tamam ikisinde de ana karakterler sonradan çirkinleşmiş orası benziyor ama kız ilk aşkının peşinde değil. Her neyse çok beğendiğim için bir sürü replik hazırladım. Hatta Baktım bazı yerler replikle olmayacak level atlayıp gif hazırlamayı filan öğrendim. Yazıyı sabırla okursanız replikleri görebilirsiniz :) Bu gif diziyi benim gibi sevenlere gelsin :)
7 Ocak 2016 Perşembe
More Than Blue
2009 yapımı dramatik bir film. Başrolde Sang-Woo Kwone ve Bo-young Lee yer alıyor. Dramatik bir şeyler izleyelim derken karşımıza çıkan müthiş yorumlar yapılmış bir filmdi. Yılbaşı tatili dolayısıyla filmi kalabalık bir ortamda izledim. Daha ilk yarısı bitmeden benim dışımda herkes filmden koptu ve telefonla uğraşmaya başladı. Film çok kötü dahi olsa verilen emeğin hatırına sonuna kadar izlerim. Ki bu film ilk yarısında da ilginç tanışma sahnesiyle benim ilgimi çekmeyi başarabilmişti. Sizinde ilk yarısından ilginizi çekermi bilmem ama ikinci yarısında film vadettiğini sunuyor. Duygusal bir yapınız varsa hüngür hüngür ağlayabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





